Güncelleme: 19.04.2010 05:17 Sunucu saati: 10.09.2010 23:20
Türkiye'nin En Büyük Öğrenci Gazetesi
Anketimize cevap verdiniz mi?

1 Mayıs!

    İşçi sınıfının mücadele günü olan 1 Mayıs yaklaşıyor. Bu 1 mayıs farklı olacağa benziyor. Geçtiğimiz yılın sonundan itibaren başlayan ve TEKEL işçilerinin direnişiyle ivmelenen işçi sınıfın siyasette söz söylemeye başlaması gözleri 1 mayıs alanına çevirmiş durumunda.

      Son üç yıldır AKP, 1 Mayıs günlerini polis terörü ile önemsizleştirmeye çalıştı. AKP’nin faşizan tutumu ile polisin şiddeti birleşince ‘’sokaklar savaş alanına döndü’’. Bu durumdan, 3 yıldır Taksim inatlaşmasının altına siyasal ve kitlesel bazda dolduramayan işçi konfederasyonları, başta DİSK ile KESK de sorumludur. İstanbul’a 10 km mesafedeki bir ilçede 1 Mayıs kutlayan bir sendikayı, doğal olarak ne hükümet ne de polis ciddiye alacaktı.

Ne bu faşizan tutumun ne de polis şiddetinin işçi sınıfı kadar AKP’ye meşruiyet kaybettirdiği söylenebilir. 78 gün Ankara’da çadırlar kurarak bekleyen TEKEL işçilerinin hükümete verdiği zararı hiçbir şey vermedi. Uzun zamandır ilk kez, direnen bir işçi sınıfının hükümete karşı toplumun birçok kesimini kendi etrafında toplayabildiği görüldü.

1 Mayıs 2010 tarihi de, genel bir kabul olarak, TEKEL işçilerinin ve onların şahsında cisimleşen direnişlerin tüm Türkiye işçi sınıfının sesine ses katacağı bir an olacak.

Bundan korktuğu için ‘’değişik’’ hamlelerde bulunuyor hükümet. Örneğin, sadece işçiye yasak olan Taksim Meydanı’nı gösteriye açtı. Ancak bunu yaparken de gizliden bir pazarlık içinde. Onlara göre 1 Mayıs ‘’bayram’’ havasında geçmeli, siyaset meydandan uzak durmalı. Bu nedenle 1 Mayıs’ın önemi daha çok artıyor. AKP’ye karşı güçlü bir sesin çıkmadığı 1 Mayıs işçi sınıfının moralini ve gücünü azaltacak bir etki yaratır.

    Bugün Türkiye’yi  ‘’dönüştürmek’’ AKP’nin en büyük görevidir. Daha fazla amerikancılık, piyasacılık, gericilik… Kendisine engel olan herşeyde hep bir adım önde olan AKP rakiplerini  susturmayı ya da sönümlendirmeyi başardı, ki son zamanlarda en çok yargı ile uğraşıyor. Hukuksal yapı ve yargı AKP’ye engel oluşturmakta, bir boy dar gelmektedir. Bunu da anayasa değişikliği ile aşmayı planlıyor. ‘’12 Eylül’’ anayasasını değiştirme yalanları atıyor. İnsanlara soruyor: Darbe anayasasından mısın ‘’özgürlükçü’’ anayasadan mı? İnsanların vicdanını satın almaya çalışıyor. AKP, 12 Eylül çocuğudur.12 Eylül ile başlayan özelleştirme furyası AKP ile tavan yapmadı mı? Ülkenin önemli kurumları AKP döneminde satılmamış mıdır? Gericilik en fazla bu dönemde artmamış mıdır? Konu işçi sınıfı olunca özgürlük hemen rafa kaldırılıyor. İşçi sınıfına 4-C kölelik yasaları dayatılıyor, 1 Nisan günü Ankara sokakları binlerce polisle dolduruluyor, işçilere azgınca saldırılıyor… 1 Mayıs bunun için bir kez daha önemlidir. AKP’nin yalanlarına, felakete dur demek için hesap sormak için önemlidir.

Gelelim gençlik için 1 Mayısın  önemine…Aslında cevap basit. Emekçilerin sorunları ile bizim sorunlarımız arasında çok büyük benzerlik var. İşçilerin fabrikalarını satıyorlar bizim okullarımızı! Eğitim gitgide paralılaşıyor, kazanç kapısı haline dönüştürülüyor, okullarda  polisler öğretmenlik yapıyor, felsefe derslerine din kültür hocaları giriyor. Ülkemizin geleceği AKP elinde gittikçe kararmaya başladı.

     Geçen iki olayla sarsıldık belki çok üzüldük ama kanıksadık. Dershane parasını ödeyemediği için annesi hapse gönderilen 18 yaşındaki Soner Semih Sipahi ve ataması yapılmayan 24 yaşındaki Fikret öğretmen canına kıydı. AKP’nin eğitim sistemi budur. Paradır, müşteridir! Bir tarafta ‘’gemicik’’ sahipleri, genç yaşta patron olanlar bir yanda parasızlık yüzüne canına kıyanlar…

Bu sene 1 Mayıs’ın bir adresi varsa, orası Taksim’dir. AKP’nin, “Taksim Taksim diyordunuz, kaç  kişisiniz ki?” meydan okumasına, “Hodri meydan!” deyip, yüzbinlerce emeçiyi, genci Taksim Meydanı’na yığmak gerekiyor. Türkiye emekçilerinin, İstanbul’a gelemeyen Türkiye emekçilerinin, “duygudaşlık” hissedeceği, hükümet karşıtı güçlü  bir ses duyacağı tek alan Taksim’dir.   

Gençlik 1 Mayıs’ta Taksim’de işçi sınıfının yanında yer almalıdır. İşçi abi ve işçi abla ile kol kola olmalıdır. Ülkenin geldiği durumdan, geleceksizlikten, arkadaşının ve öğretmenlerinin canına kıyanlardan hesap sormalıdır.

      1 Mayısa Odtü 1 Mayıs komitesi hazırlıklarına başladı. Harıl Harıl çalışıyorlar Taksim’de AKP’ye karşı sınıfın güç gösterisi yapması için, dosta düşmana kendisini göstermesi için sözünü söylemek için, HESAP SORMAK İÇİN!

       Haydi o zaman işçi sınıfının, tekel işçisinin, itfaiye işçisinin yanına… Taksim'e!

Cüneyt Çakır
Felsefe
e165485@metu.edu.tr
27.04.2010 13:35
Görüntülenme Sayısı: 1327


Bölümdeki diğer yazılar:
Yazarın yazıları:

yazıyı görünce duygulandım doğrusu başarılarının devamını dilerim..
tolga altıntaş - 28.04.2010 01:41

Çok güzel Bir yazı Cünet, eline sağlık... Ben zaten 1 Mayıs'ta İstanbul'da olacağım için kesin Taksim Meydanı'nda da olacağım...
tahir - 29.04.2010 11:40

İsim:

E-posta:

E-posta adresinize bir teyid e-postası gönderildikten sonra yorumunuz onaylanacaktır. E-posta adresiniz görüntülenmeyecektir.
Yorum:
Hocalarımız:
En çok okunan 10
En çok yorumlanan 10
Yemekhanede Bugün
Yaklaşan etkinlikler